ipekyolu

Archive for Ekim, 2007


GökhÖzen - Albümden 3 Şarkı

Eki 15, 2007 Author: valencia75 | Filed under: müzik

GÖKHAN ÖZENİN SON ALBÜMÜNDEKİ 3 PARÇA ŞAHANE…..DİNLEMENİZİ TAVSİYE EDİYORUM…..TÖVBELİYİM BENİM FAVORİM….

FuZZy NaTiOn:KöPeKLi ÇaNTaLaR

Eki 15, 2007 Author: valencia75 | Filed under: Dekorasyon

 

Fuzzy Nation tarafından tasarlanan köpek şeklindeki çantalar ilgimizi çekmeyi başardı. Hemen hemen her cins köpeğin çantasını dilerseniz yanında onlara uygun kıyafetleriyle satın alabiliyorsunuz. Nasıl ama? Benim gibi köpeklere ellemeye korkanlar için birebir…..Ama şöyle bir bakıncada bunu içine ne sığdırabiliriz ki?Düşünsenize rujunuz köpeğin bacağına kaçtı bul bulabilirsen:)) 

WALLPAPER: Webhost Daily Photos- September 2007

Eki 15, 2007 Author: valencia75 | Filed under: Beğendiklerim

DRY:ERASE BUZDOLABI

Eki 15, 2007 Author: valencia75 | Filed under: Dekorasyon

Consul firması tarafından tasarlanan dry-erase board (yazı tahtası) buzdolapları, kullanıcıya harika bir deneyim yaşatmayı başarıyor. Önceleri buzdolaplarının üzerine yapıştırılan notlarla idare edenler, tüm yüzeyi yazılıp-silinebilir bu buzdolabı sayesinde artık doğrudan dolabın üstüne notlar bırabilir, çizimler yapabilir hatta alışveriş listesi bile çıkarabilirler. Ev dekorasyonunda yaratıcılığa destek çıkan Aquarela buzdolapları, Ne yazık ki, şimdilik sadece Brezilya’da satışa çıktılar.Bizede sanırım 2015 de gelirmi dersiniz….Aslında biraz  çabuk gelse çok iyi olacak….çok şirin gözüküyor çünkü

HATIRLA SEVGİLİ

Eki 15, 2007 Author: valencia75 | Filed under: müzik

1. Ahmet Yasemin Bulusmasi
2. Bavul Hazirlarken
3. Enstrumantal1
4. gazete haberleri goesterilirken
5. Gecmisten Gelecege
6. Gidecek Yerim Yok
7. Goezyaslarim Kaldi Icemem Ben
8. Hareketli Enstrumantal
9. Hatirla Sevgili - Hatırla Sevgili O Eski Gunleri
10. Hatirla Sevgili - Duygusal Tema1
11. Hatirla Sevgili - Duygusal Tema2
12. Hatirla Sevgili Enstrumantal
13. hatırla sevgili fon hüzünlü
14. Hatırla sevgili - Sevim Deran
15. Hatırla Sevgili Dizisinin Jenerik Müziği(2)
16. Jacques Brel - Ne me quittes pas
17. Kanun Enstrumantal
18. Mesut Ol Askim
19. Nejat Arabada Aglarken
20. Piano Enstrumantal
21. Yasemin Aglarken
22. yasemin nejati duesuenuerken
23. yolculuga cikmadan once
NERDEMİ ??İŞTE BURDAA

KEDİSİ OLAN YAŞADI :))

Eki 15, 2007 Author: valencia75 | Filed under: Dekorasyon

Kedisi olan yaşadı valla…..kedi sahiplerinin evlerine modern kedi mobilyaları tasarlama fikriyle kurulmuş. Gerek estetik tasarımları gerekse kedilerin doğasına en uygun çözümü sunan fikirleri mevcut. Bunlardan en ilgi çekeni ise, duvara monte edilen kaşıma tahtaları… Böylece kedilerin en yırtıcı ihtiyaçları koltuk ve kanepelerinizde giderilmiyor… Bizde sırtımız kaşındığında falan kullanabilirmiyiz acaba??Aman ya nede güzel kaşıyor patilerini…

Efsane Bitiyor mu?

Eki 15, 2007 Author: valencia75 | Filed under: Magazin

Brad Pitt son yıllarda kariyerinden öte, özel hayatıyla ilgi çeken en ünlü Hollywood kişiliklerinden biri. Her ankette dünyanın en seksi kadını seçilen Angelina Jolie ile hastalık, yoksulluk için savaşıp sevişerek çocuk yapan, evlat edinen 43 yaşındaki aktörün yeni hayatının üstünde kara bulutlar geziyor. Üstelik kriz anında ilk yardım istediği kişi eski eşi Jennifer Aniston.
Hollywood’un gözde çifti Brad Pitt ile Jennifer Aniston’ın ayrılacakları haberi duyulduğu günlerde, Saturday Night Live komedi şovunda haklarında yapılan espri hâlâ akıllarda: “Eğer bu güzel iki insan birbirleriyle sevişmekten bıktılarsa, ya biz, biz ne yapacağız?” Oysa şimdi durum daha vahim. Söylentiler doğruysa Brad Pitt hayatını denizaşırı ülkelerin fakir topraklarında beraber geçirdiği, birlikte motosiklete atlayıp amaçsızca yollara döküldüğü, pilotluk tutkusunu paylaştığı dünyanın en seksi kadını addedilen Angelina Jolie’den kopma sinyalleri veriyor. Gerçekten, eğer bu iki güzel ve her ‘en seksi’ anketinin birincisi çift birbirlerine katlanamıyorsa, geri kalanlar ne yapmalı?
 Aslında herkesin bildiği üzere ilk anda büyük tesadüfler, sihirli karşılaşmalarla başlayan bir ilişki değil onlarınki. Friends dizisinin Rachel’ı Jennifer Aniston ve sayısız etkileyici rolle gönülleri fetheden Brad Pitt tanışmıyorlar ama iki oyuncunun da menajerleri yakın arkadaşlar. Menajerler, bir pazarlama tekniği olarak belli ki uygun ve çekici görüyorlar sanatçılarını. 1998 yılında bir gece bir otelin restoranında özel bir buluşma ayarlıyorlar onlar için. Çift bir daha ayrılmıyor. Kısa bir süre sonra nişanlanıp 29 Ağustos 2000 günü Malibu’da çok gösterişli ve tabii ki çok gizli bir törenle dünya evine giriyor. Evliliklerinin ilk günlerinden itibaren yaşadıkları dev malikane, oyunculuğun yanı sıra mimariyle de ilgilenen Brad Pitt’in tasarımı. Hayatları her yönüyle mükemmel görünüyor dışarıdan. Tek eksikleri çocuk sanki. Bu yüzden ayrılma kararıyla ortaya çıktıklarında ikiliye yöneltilen başlıca soru da bu oluyor. Gerçekten Brad çocuk istediği ve Jennifer istemediği için ayrılmış olabilirler mi? Brad Pitt’in Ocena’s Eleven filminin basın toplantısında neredeyse gözyaşlarını zor tutarak “Bir aile istiyorum artık” dediği anı kimse unutamıyor ne de olsa.
Bugün, çiftin ayrılıklarının üzerinden iki uzun yıl geçtikten sonra, Brad Pitt’in yine bir ayrılığın eşiğinde olduğunu yazıyor gazeteler. Üstelik biri kendi canından tam dört çocuk sahibi bir baba olmasına rağmen. Belki de çocuk sahibi olmak mutluluğa giden yoldaki tek anahtar değil. Belki 43 yaşına gelen Brad Pitt, dünyanın tüm çocuklarını kurtarmak için aralıksız evlat edinen bir kadınla aynı platformda olduğunu düşünmüyor artık. Yine de ünlü oyuncu için bir şeylerin geri dönülemez şekilde değiştiği kesin. İstediği kadar yıllar öncesinden gönlünü Afrika’daki yoksullara yardım kampanyalarına vermiş olsun, istediği kadar çocuk sahibi olmak istesin, krallara yaraşır malikanesini ardında bırakıp Kamboçya’da yeni ailesiyle birlikte ağustos böceği yesin, Brad Pitt’in adı, ilgi alanları, hayatı Angelina Jolie’nin gölgesi altında uzun süredir.
Ayrılık Çanları
Söylentilere göre şimdi bu büyük ailenin üstünde kara bulutlar dolaşıyor. Aralarında uzun süredir yaşanan gerginlik sonucu Angelina Hollywood’daki eve taşınırken, Brad Pitt Los Feliz’teki evde kalıyor. Çocuk meselesi yüzünden Jennifer Aniston’dan ayrıldığı ileri sürülen Brad Pitt’in şimdi de yılın sonuna doğru bir dördüncü çocuk daha evlat edinmek isteyen Angelina Jolie’den uzaklaşmak istediği konuşuluyor yakın çevresinde. Baba rolünden çok memnun ve elinden geldiğince her şeyleriyle ilgileniyor çocuklarının. Ancak Angelina Jolie’nin evlat edindiği çocuklara daha fazla ilgi göstermesinden rahatsız olduğunu dile getiriyor bir iddia göre. Angelina’nın gün boyunca hemen hemen hiç yemek yememesi, geceleri birkaç saat uyuması ve giderek kilo vermesi de başka bir sinyal ilişkilerindeki sorunlara dair.
Yakın çevresi, aslında en başından bu yana tüm heyecanlar ve ortak arzular bir kenara konulduğunda Angelina ile Brad’in hep bir iletişim sorunu olduğu görüşünde. Jennifer Aniston’dan da ayrıldıktan sonra bile ‘benim en iyi dostum, çok değer verdiğim bir insan’ diye bahsettiği biliniyor Brad Pitt’in. Ayrılık aşamasında oturup karşılıkları konuştukları, her şekilde dost kalmaya çalıştıkları. Ancak farklı yönlerde ilerleyen ilişkileri, Brad’in Angelina yaşadıkları, baş koyduğu yeni hayat ve Jennifer’ın da bir ilişki girişiminin ardından kendini tamamen işe vererek toparlanmaya çalışması derken çift hiç haberleşmiyor. Geçen aylara kadar…
İlk işaret şubat ayında geliyor. Brad Pitt, eski eşine yaş gününde çiçek gönderiyor. Ama asıl adımı Brad Pitt, Angelina ile sorunlar yaşamaya başladığında atıyor. Onu her koşulda anlayan ve seven kadını, Jennifer’ı arıyor ilk olarak. Mutsuz olduğunu dile getiriyor. Çok yorulduğunu. Hatta her ne kadar ikilinin menajerleri reddetse de bir dostları Brad Pitt’in telefonda Jennifer’a ‘Seni bırakmakla büyük bir hata yaptım’ dediğini söylüyor. Jennifer Aniston ise zamanında yaşadığı tüm üzüntüye rağmen yine de dostça yardımcı olmaya çalışıyor Brad Pitt’e. Aktörün ‘terapi seansı’ diye tanımladığı telefon görüşmeleri sürerken bir yandan da Pitt babasından avukatlara olası bir ayrılık durumunda Shiloh’nun vasiyeti ne olur diye sormasını rica ediyor aynı günlerde.
Herkesin dünyanın bu en dikkat çekici çiftiyle ilgili bir görüşü, bir komple teorisi var şüphesiz. Magazin dergilerine yansıyanlar her ne olursa olsun Brad Pitt, artık atının üstünde gün batımına doğru saçlarını dalgalandırarak ilerleyen (Legends of the Fall/İhtiras Rüzgarları’ndan bir sahne), sadece güzelliğine sırtını dayayan, mimariyle, sanatla ilgilenip iyi rollerde büyüse de ayakları daha yere basan bir erkek görüntüsünde. Ve her zaman hayatını arkası yarın heyecanı ile seyretmeye devam edeceğimiz renkli ve çekici bir karakter.

Tatoo süs mü gelenek mi?

Eki 15, 2007 Author: valencia75 | Filed under: Güzellik

İnsanlar binlerce yıldır bedenlerini boyuyorlar. İlk örtünme, giysi dönemi başladığında bile, insanoğlu bedenini kuru bitki yapraklarıyla boyamaya girişiyordu. Bu boyama kimi zaman süs, kimi zaman da bir ifade tarzıydı.
Bitkisel boyalar bugün de revaçta. Ama artık hedef açık: Süslenmek. Madonna, Erykah Badu gibi pek çok ünlü mistik imgesi bakımından dövmeden çok kınayı tercih ediyor. Hani, bizde daha çok gelinlere yakılan kınayı.. Kınanın çağlar boyunca süren öyküsü, etkisi kadar ilginç…
Aynı zamanda bir tedavi aracı
Günümüzde daha çok Ortadoğu, Orta Asya, Afrika ve Avustralya’da kullanılan kınanın yapımında pek çok farklı bitki türü kullanılıyor. Kullanılan bitkiler yakılan kınanın amacına ve bulunulan bölgenin özelliklerine göre değişiyor. Kına yapımında kullanılan bitkilerin büyük çoğunluğu sıcak iklimlerde yetişiyor. Hindistan’da Mehandi, Mısır’da Khenna, Arabistan’da Al-Khanna adıyla bilinen kına, Ortadoğu ve Asya’da yaygın olan lawsonia inermis adlı bir bitkiden üretiliyor, en çok. Kırmızı ya da beyaz çiçekler veren bu bitki güzel kokusuyla fark ediliyor. Zaman içinde, özellikle Hindistan gibi ülkelerde bu bitkiden çeşitli kremler elde edilirmiş. Güneş yanığı gibi çeşitli rahatsızlıkların tedavisinde kullanılmış. Bu arada bitkinin boya gücü de keşfedilmiş. Kınanın genel özelliği mürekkep gibi geçici ama deri üzerinde derin bir boya bırakabilmesi. Yaklaşık dört hafta kalabiliyor. Kına, saç, tırnak gibi bölgelerin boyanmasında da etkili. Yer yer kumaş boyası olarak da kullanılıyor.
Kınanın kullanıldığı deri üzerinde yarattığı bazı avantajlar var. Birincisi derinin sertleşmesi ve de kolay kolay terlememesi. İkincisi, kınalı el ya da ayağın dışardan gelen ısıya karşı serinletici bir özelik taşıması.
Erkekler de kullanıyor
Kına, Ortadoğu, Orta Asya, Afrika ve Avustralya’da binlerce yıldır kullanılıyor, Batıda popülerleşmesi ise 1990’ların başında gerçekleşti. Bir zamanlar sadece bir gelenek olan ve uğur getirdiğine inanılan kına, bugün Batıda bireyselliğin ve dışavurumculuğun simgesi sayılan bir sanat. Dövmenin geçmişi 5000 yıl öncesine dayanıyor, Eski Mısırlıların dövmeyi kültürel olarak içine aldığı kanıtlanmış durumda. Kınanın gelişim dövmeden biraz daha farklı. Dövme daha çok bir güzelleştirme aracıyken, kına daha tinsel değerlere denk düşüyor. Hintliler, kınanın terapisel bir deneyim olduğuna ve kendi içine dokunmak isteyenler için bir araç olarak değerlendirilebileceğine inanmışlar. İnsanoğlunun en eski sanatlarından biri olduğu düşünülen kına, kullanıldığı hemen her kültürde, evlilik, doğum ve ölüm ile ilişkilendirilmiş.
Kına, kolay bulunduğu ve ucuz olduğu için yoksul ülkelerde rahatça kullanılıyor. Orta Asyalı kadınlar için kendisini başkalarından ayırma ve egzotik bir biçimde süsleme yolu, kına. Özel kadın arkadaşların birbirlerini boyamaları bir tören şeklinde gelişiyor. Türkiye’de gördüğümüz gelinlere kına yakılması, Hindistan’da çok yaygın. Hintli gelinin elleri ve ayakları düğünden bir gün önce güzel, menhdi tasarımlarına uygun bir biçimde boyanıyor. Hintli gelin, evlendikten sonra, kına tamamen yok olana dek çalıştırılmıyor. Arabistan’da da kına yaygın bir gelenek. Irak gibi ülkelerde kınanın bol şans getirdiğine inanılıyor. Fas’ta durum biraz daha farklı. Kına ile bedende oluşturulan figürler farklı olgulara işaret ediyor. Hamile kadınların ayak bilekleri boyanıyor, bu boyanın onları doğuma kadar koruduğu düşünülüyor. Ailelerin kendi özel süslemeleri var, bunlar geleneksel bir biçimde kuşaktan kuşağa aktarılıyor ve gizli simgeler olarak taşınıyor. Afrikalılar belli geometrik şekillerde kına yakıyorlar. Çiçeksi Hint figürlerinden çok daha farklı, onların boyama biçimleri.
Keltler ise kınayla bedenlerine çeşitli düğüm biçimleri çiziyorlar. Figürler çok karmaşık ve kolayca çizilmiyor. Her figür, Anglo Sakson kültüründe derin anlamları olan büyülü ya da tinsel simgelere işaret ediyor.
Kına, hippi kültürüyle birlikte Batı’ya tanıtıldı. 1970’lerde Ossie Clarke, Zandra Rhodes gibi modacıların defilelerinin bir parçası oldu. Pek çok sanatçı kınanın kullanımından etkilendi.
Kına aslında tarih boyunca erkeklerce de kullanılmış. Mısır firavunlarının da kınayla eller ve ayaklarını boyadığı biliniyor. Kimi Ortadoğu ülkelerinde erkeklerin sakallarını kınayla boyayabildiği görünüyor


Sayaç





Sitenize Eklemek için



Siteme Üye olmak için TIKLA





Free shoutbox @ ShoutMix





İSTATİSTİK

eXTReMe Tracker

Sayfalar


EkleBunu RSS Ekle Butonu
EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu






hit tracker
View My Stats

Meta


Bağlantılar


MYNET

Web Stats



Son Yorumlar


Arşivler


Etiketler